TÖPG ile Siyasal Gündem Üzerine Sohbet

TÖPG ile Siyasal Gündem Üzerine Sohbet

Hayır eylemlerinin başlaması ile birlikte Kadıköy’de gerçekleştirdiğimiz temaslardan biri de TÖPG ile oldu. Bu temasta siyasi durum değerlendirmemizi yaptık.

Hayır çalışmasında HDP’nin geri durduğunu, solun büyük bir kısmının da bunu alkışladığını söyledik.  HDP’ye geri durma çağrısı ise ulusalcı ve Akşenerci kesimleri ürkütmemek için HDP’nin alanda durmaması gerekliliği fikrinden ileri geliyor, dedik.

HDP’nin başından itibaren Hayır çalışmalarına uzak durduğunu, durmak istediğini söyledik. Öyle ki yapılan mitinglerin göstermelik yapıldığını, hayır mitingi sırasında insanların yanlış yere gittiğine dair yapılan anons da bunu açık seçik göstermektedir, dedik.

TÖPG, HDP’nin ve HDK’nin uzun zamandır siyasi hareket kabiliyetinin azaldığını söyledi. Yapılan Hayır eylemlerinin önemine vurgu yaparak bu kitle farklı bir kitle, iyi okumak lazım ve ona göre hareket etmek lazım. Şu anda CHP nin tabanı kaynıyor, bunları CHP’den koparmak lazım ona doğru da gidiyor dedi. Yapılacak eylemlerde propaganda, ajitasyon serbestliğini sorduğumuzda kitlenin kendi gündemi önemli o gündemle gitmek lazım, dedi.

Devrimcilerin görevi hâlihazırda kitleyi kendi bilinci ile baş başa bırakmak değil, kitleye siyaset taşımaktır. Kitleyi iyi okuyalım derken kitlenin kuyruğuna takılmış olmaz mıyız, dedik. Eylemlerde farklı dövizler, farklı söylemlerle gitmek gerekir aksi takdirde kitleyi kendi bildiği söylemlerin dışına çıkartamayız, dedik.

Bunun üzerine TÖPG alınan kesin karar var, farklı döviz, farklı pankart, farklı bayrak olmayacak, olmamalıdır, dedi. Bu konuyu kapattıktan sonra Türkiye’de siyasi durumun dinamikliğini ve bu siyasi ortama müdahale edebilecek komünist bir partinin yokluğunu konuştuk.

Devletin bu denli krize girdiği bir dönemde devletin krizini yumuşatmak değil, aksine sertleştirecek partiye ihtiyaç var. 7 Haziran sonrasında ılımlı muhalefet yapacağız diyen bir partiye değil. Bugün ne HDP ne Birleşik Haziran Hareketi bu ihtiyacı karşılamaktadır, diyerek sohbeti bitirdik.

İstanbul’dan Komünistler