HTKP’nin Etkinliğine Katıldık

HTKP’nin “Yeni Bir Sol Atılım İçin Hep Birlikte” Etkinliği

HTKP 4 Haziran tarihinde “ Yeni bir sol atılım için hep birlikte” şiarıyla Bostancı Gösteri Merkezi’nde yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı bir etkinlik gerçekleştirdi. KP’nin “TKP” ismini almasına tepki olarak HTKP yaptığı etkinliği TKP ismiyle yaptı ve salonda yoğun olarak TKP yazılı flamalar ve TKP vurgusu yapıldı. Etkinlik saat 16.00 ila 19.30 arası gerçekleşti
Salona asılan şu pankartlar dikkat çekti “ Paranın Saltanatı Varsa Halkın TKP’si Var”, “ Devrimci Bir Cumhuriyet İçin İleri !”, “ Gezi’yi Unutmadık Unutmayacağız.”, “ Hayır Bitmedi Daha Yeni Başlıyor” Etkinlik devrim mücadelesinde hayatını kaybedenler için gerçekleştirilen saygı duruşunun ardından Enternasyonal marşının okunmasıyla başladı. Daha sonra sahneye çıkan Haydar Ertem’in, Adnan Yücel’in “Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” adlı şiiri okudu. Şiire salondaki kitle coşkuyla eşlik etti.

Yapılan açılış konuşmasının ardından konuşmasını yapmak için kürsüye davet edile Erkan Baş belli konulara vurgu yaptı:
“Bu toplantımızın sol kamuoyunda ilgiyle ve merakla beklendiğini biliyoruz. Bu toplantının amacı nedir diye çok soruldu. İzninizle bir cevap vererek başlayalım. Bu toplantının pek çok amacı var ama bütün amaçlarının merkezinde tek bir nokta var. En başta bunu açıkça ortaya koymak gerekiyor. Bu toplantının amacı AKP/Saray iktidarını yıkmaktır. Bütün çabamız, bütün uğraşımız AKP/Saray rejimine son vermektir. Bu toplantının sadece bu toplantının değil partimizin yakın hedefi budur. Tüm tartışmalarımızın, arayışlarımızın, söz ve eylemimizi temeli budur.” ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında ” devrimci bir cumhuriyet kavgası” çağrısında bulunan Erkan Baş, “Bugün Cumhuriyetçi kuvvetler bir yol ayrımındadır. Ya iktidarın, rejiminin muhalefeti olarak konum alınacak, ya da düzeni tam boy karşısına alacak Devrimci bir Cumhuriyetçi damar kuvvetlenecek. Saray rejimini yıkmanın ilk şartı, Cumhuriyetçi güçler içinde devrimci damarı kuvvetlendirmektir.” derken bunun “ilk şartının “Cumhuriyetçi güçler içinde devrimci damarı kuvvetlendirmektir.” ifadelerini kullandı. Erkan Baş “Saray rejimine son vermek için göreve hazırız” derken bu başlık altında şunları ifade etti “Bugün devrimcilerin önünde duran görev, ülkemizdeki büyük birikimi örgütlü bir halk gücüne dönüştürmek üzere hamle yapmaktır. Saray rejimine son verme kararlığımızın bir parçası olarak, bu büyük kuvvetin örgütlü bir kuvvete dönüştürülmesi için, Türkiye’nin tüm ilerici kuvvetlerine, emekçi halkımıza bir çağrı yapıyoruz, bu amaç doğrultusunda her tür görev ve sorumluluğa hazırız, bunu açıkça ilan ediyoruz”. Anti-Emperyalist mücadelenin AKP’ye karşı mücadele verilmeden yapılamayacağını çünkü AKP- Saray iktidarı emperyalistlerin kurduğu bir yapıdır” diye konuşmasına başlayan Erkan BAŞ : ” siper yoldaşlarımızla devrimci dayanışma içinde olarak devrimciler arasında dostluğa dayanışmaya önem vererek Türk ve Kürt halkının değerli temsilcileri ancak birlikte hareket ederek zafere ulaşabiliriz.” Dedi. KHK ile işten atılan ve açlık grevinde bulunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın mücadelesi ile tutuklu HDP’li vekiller şahsında tüm HDP’lileri selamladı.
Erkan Baş referandum süreciyle yeni bir döneme girildiğini, referandumda Türkiye’nin ilericilerinin kazandığını ama hayal de görmemek gerektiğini çünkü Türkiye’nin yarısında tam bir zifiri karanlığın olduğunu Erdoğan/ AKP’nin değişeceğini düşünenlerin olduğunu böyle bir şey söz konusu olamayacağını söyledi. Savunma çizgisinde olmayacaklarını saray rejiminin cumhuriyeti devletten tasfiye ettiğini ifade ettikten sonra “Cumhuriyetçi kesimlerin önünde iki yol var. Ya düzen sınırları içinde kalarak AKP’nin muhalefeti olarak kalacaklar ya da iktidarı tam boy karşısına alması gerekecektir. Türkiye üç ayrı cepheye bölünmüştür. Milliyetçi muhafazakâr cephe, cumhuriyetçi laik cephe ve HDP şahsında Kürt hareketinin temsil ettiği cephe. Bizce bu bölünme yanlıştır asıl iki cephe olmalıdır bunun için bir sol atılıma ihtiyaç vardır bugün acilen devrimcilerin ileri çıkması gerekmektedir AKP iktidarının sürmesi onun karşısına dikilebilecek bir halk hareketinin yaratılamamasındandır ” Biz geniş bir muhalefet cephesini işçi sınıfının iktidar hedefiyle ele alıyoruz partimizin varlık sebebi budur. TKP düzenin sınırlarına sığmayan bir yapıdır. Bizim bir davamız sevdamız var. TKP bir araç aygıttır. Bir fetiş haline getirdiğimiz bir isim değildir.” dedi.
Birçok başlık altında konuşmasını bitiren Erkan Baş’ın ardından TKP propaganda ekibinin hazırladığı ifade edilen kısa bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Nazım Hikmet’in “ Ateşi ve İhaneti Gördük şiirine sık sık atıflar yapılarak hazırlanan sinevizyon gösteriminde Gezi ayaklanmasının görüntülerinin yanı sıra Soma’da Ermenek’te Cerattepe vb işçi ölümlerinin ve değişik alanlardaki direnişlerin yaşandığı görüntüler de sergilendi.
Etkinlikte Birleşik Haziran Hareketi (HAZİRAN) Yürütme Kurulu üyesi Canan Kaftancıoğlu da bir konuşma gerçekleştirdi. HAZİRAN adına konuşan Kaftancıoğlu, ” Bir korku toplumu yaratıldı ama asıl korkan onlardır. Gezi’yi hala unutmamaları bu kokularındandır. Bir araya gelmemizden korkuyorlar. 17 Nisan’la birlikte farklı bir döneme girildi. Bir yol ayrımındayız ya tek adam diktatörlüğüne izin vereceğiz; ya da halkın demokrasisini hep birlikte kurarak söz yetki karar halka diyeceğiz” diye konuştu.
DİSK Sosyal İş Genel Başkanı Metin Ebetürk etkinlikte yaptığı konuşmada sınıf mücadelesinin yeni bir sol atılım için yapılan bu etkinliğin önemine vurgu yapan Ebetürk. ” Biz, şu sözlerle büyüdük: Nerede bir yoldaş varsa Türkiye Komünist Partisi oradadır. Burada yeşeren filizi görüyorum” dedi. Ebetürk konuşmasının devamında sendikal hareketin sorunlarında OHAL altında işinden atılan kamu emekçilerinin mücadelesine değinde son söz olarak “yaşasın işçilerin birliği-halkların kardeşliği” dedi.
Gezi Şehitleri ve Gazileri Platformu adına konuşan Volkan Kesanbilici konuşmasında Gezi’de düşenleri anarken bizim duruşumuz birilerini rahatsız etti biz sadece Gezi’de düşenlerin ya da gazilerin hukuksal ve sağlık sorunları vb. ilgilenmedik yan yana yürüyeceğimiz bütün kesimlerle birlikte hareket etmeye çalıştık. Sur’dakilerle, Soma’dakilerle dayanışma içinde olduk şimdi ise Nuriye ve Semih şahsında direnenlerin yanında oluyoruz bizim kılavuzumuz Gezi’nin yoludur. Fakat geziden gerekli dersi çıkaramadık” dedi.
Sanatçı Barış Atay’da Nazım Hikmet’in “ Vatan Haini” şiirini okuduktan sonra yaptığı konuşmada “ Bu kavga gericiliği, ırkçılığa ve diktatörlüğe karşı insanlık kavgasıdır. İnşaatlarda, fabrikalarda, tarlalarda, sömürülen, öldürülen, işçilerimiz için, biz kazanacağız” ifadelerini kullandı.
Etkinlikte KHK ile işinden atılan ve bu yüzden Ankara Yüksel Caddesinde açlık grevi eylemcilerinden Nuriye ve Semih’le birlikte direnen Veli Saçılık’ın konuşması oldukça ilgi ve coşkuyla karşılandı. Saçılık yaptığı konuşmasında “ Yüksel caddesinde Nuriye ile Semih’le birlikte mücadele ederken bizi bir araya getiren neden demokratik devrim ya da sosyalist devrim konusunda ne düşündüklerimiz değildi hepimizin işten atılmış olması emeğimize sahip çıkmak bizi bir araya getirdi. Beni anam yerde sürüklendi ama Taybet ananın cenazesi günlerce sokak ortasında kaldı işte bu anaların mücadelesini ortaklaştırdığımız zaman biz kazanacağız. AKP direnen bizlere Nuriye ve Semih’e kulağını tıkaması kendi çıkarları açısından doğrudur onlarda biliyor ki direnenler kazandığı zaman bu bir yol olur ve herkes bu yolda yürür. Ama AKP ne kadar güçlü olduğunu söylese de onun halktan daha güçlü olmaz yeter ki biz sosyalistler söylediğimiz sözlerin kırkta birini bile zekât yerine getirsek inanın çok şeyi değiştiririz” dedi.
Etkinliğe Gezi Direnişinde hayatını kaybedenlerin ailelerinin yanı sıra 1999 yılında faşistler tarafında öldürülen SİP üyesi Hüseyin Duman’ın anne ve babasının etkinlikte yer aldığı duyuruldu
Etkinlikte katılımlarıyla ve mesajlarıyla ismi okunan örgütlerin isimleri anons edildi buna göre:
HDP, HDK, ÖDP, Halkevleri, EHP ,SYKP, CHP Sol Kanat, Odak, Politika Gazetesi, DİSK, Okmeydanı Cemevi, Devrimci 78’liler, Umut-Sen. Biz de bu etkinliğe Köz adına temsilci düzeyinde katılarak hem etkinliği gözlemlemek hem de etkinliğe göndereceğimiz bir mesajla katkı sağlamak istedik. Gönderdiğimiz mesaj okunmadı ancak etkinliğe mesajla katıldığımız anons edildi.
Etkinliğe gönderdiğimiz mesajda şu düşünceleri ifade etmiştik
“MERHABA DOSTLAR Öncelikle ” Yeni Bir Sol Atılım İçin Hep Birlikte” şiarıyla düzenlemiş olduğunuz bu anlamlı etkinliğinizi KöZ adına selamlıyoruz. Tüm dünyada ve bu toraklarda politik bir pusula olarak hala güncelliğini koruduğunu düşündüğümüz Ekim Devriminin 100. yılında… 15-16 Haziranların, Gezi Ayaklanmasının yaşandığı coğrafyamız yeni bir emperyalist paylaşım savaşının göbeğinde bulunmaktadır. 2001 yılında ABD’ de gerçekleşen ikiz kuleler saldırısından sonraki gelişmeler Ortadoğu’da taşları yerinde oynatırken 15 yıllık AKP/ Erdoğan iktidarının politikaları 12 Eylül rejimini özellikle Haziran ayaklanmasından sonra derin bir rejim krizine sokmuştur. 16 Nisan Referandumunda yenilgisi tescillenen Erdoğan/AKP, iktidarlarını ancak OHAL’ şartlarında gerici saldırılarını sürdürerek ayakta tutmaya çalışmaktadır ve bunlar kesinlikle sandık yoluyla iktidarı terk etmeyecektir. Yıkmayınca yıkılmayan Erdoğan ve AKP iktidarını 12 Eylül rejimiyle birlikte süpürecek olan, emekçilerin ve ezilenlerin taleplerini kuşanan devrimci bir öznenin güçlü bir biçimde arkasında duracağı Kurucu Meclis olabilir ancak. Kendini temsili burjuva demokrasisinin yasa ve teamülleriyle sınırlamayan bütün toplumsal kesimlerin yasaksız barajsız özgür ve demokratik bir biçimde temsilcilerini seçip gönderdiği bir Kurucu Meclisi toplumun gündemine sokmak, sürmekte olan yeni bir anayasa, rejim tartışmalarına vs. devrimcilerin, komünistlerin vereceği en anlamlı ve hayati yanıt olacaktır.”

İstanbul’dan Komünistler