Komünizme Giden Yolda Yıkılması Gereken Bir Devrim: Küba

1 Mayıs Mahallesi’nde Fidel Castro’nun Küba üzerindeki etkisi ve Küba Devrimi hakkında bir sohbet gerçekleştirdik. KöZ olarak Küba’ya devrim denilebilir mi üzerinden sorular ile de bu sohbeti devam ettirdik. Söz alan yoldaşımızın ele aldığı konular şu şekildeydi:

“Gerek Küba Devrimi’ne bakalım gerekse de diğerlerine hiç birisi Rusya’daki gibi Bolşevikler’in öncülüğünde gerçekleşen proleter bir devrim değildir. Çünkü proleter devrimde iktidar işçi sınıfının yönetim organı olan sovyetlerin elinde olmalıdır. Silah kimde ise yönetim de ondadır bu nedenle de silahlar kitlelerin elinde olmalıdır. Küba’ya baktığımızda silahlar komünist partisinin elindedir, halkın elinde değildir ve yönetim organı olarak Sovyetler yoktur. Rusya’ya baktığımızda ise Sovyetler kurulduktan sonra silahlar halkın elindedir. Sadece Küba devriminde değil dünyanın farklı ülkelerinde gerçekleşen irili ufaklı diğer devrimlerde de bir Sovyet iktidarı kurulmamış, sınıfsız topluma giden yolun olmazsa olmazı olan proletarya diktatörlüğü vücut bulmamıştır. Böylesi bir stratejiyi benimseyip bulunduğu coğrafyalarda proleter devrimleri hedeflemeyen hiçbir siyasi akımda komünist olma özelliğini taşımamaktadır. Böylesi bir proleter devrimin olmadığı, farklı tipte devrimlerle kurulan rejimlerin hepsi komünizme giden yolda yıkılıp yerlerine Sovyet rejimlerinin inşa edilmesi zaruridir.”

Küba’da gerçekleşen devrimde Fidel Castro ve Che’nin özelinde Küba komünist partisinin o dönemki gerilla mücadelesine ve devrimden sonraki yönetim şekline de değinilen söyleşi, komünist bir dünyayı yaratmak isteyenlerin izleyeceği yolun muzaffer ekim devriminin yolu olması gerektiği vurgusuyla bitirildi.

Komünist Bir Dünya Kuracağız!

1 Mayıs Mahallesinden Komünistler